31 Temmuz 2016 Pazar

SİNEKLERİN TANRISI'NA BAKIŞ

 
          Sineklerin Tanrısı'na Bakış            


   Bu yazımda kendi bakış açımla Sineklerin Tanrısı romanını sizlere tanıtacağım. Bu romanı yaklaşık iki gün önce bitirdim. Yoğun iş tempomdan dolayı bir haftada bitirebildiğim bu kitap aslında çok akıcı ve açık bir dille yazılmıştır.Kelimeler gayet sade ,cümleler açık ve kitap genellikle diyaloglardan oluşur.  İlgi çekici bir öyküsü var: Issız bir adaya düşen çocukların yaşam macerasını anlatıyor. Genellikle macera tarzı kitaplar okurum ve maceraseverlere şiddetle tavsiye ediyorum. 
Okuduğumuz romanları her ayrıntısına kadar unutmama gibi bir şansımız olsa keşke ama maalesef yok. Bu yüzden size tavsiyem fişleme metodunu kullanın. Ya da roman bittikten sonra kendinize göre kısa bir özet yazıp kitabın arasına sıkıştırın. Böylelikle yıllar sonra açıp yazdığınız özeti veya fişleri okuduğunuzda  bilgileriniz canlanacak ve kitabı tekrar okumak zorunda kalmayacaksınız. 
Öncelikle kitabın yazarından bahsetmek istiyorum. William Golding 1911 doğumlu Ingiliz roman yazarı ve şairdir. Sineklerin Tanrısı romanını 1954'te yayımladı. Bu kitap ile büyük bir ün kazandı. Daha sonra yazdığı kitapları aynı etkiyi yaratmadı. 1983'te Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı. 1988'de "Sir" ünvanı verildi. Oyuncu, öğretim görevlisi ,denizci, müzisyen sıfatlarında çalıştı. Maddi yetersizliğinden dolayı birçok işte çalışan birçok işte çalışan yazara bunların birçok katkısı olmuştur. Özellikle romanlarında bunu yansıtmıştır. Sineklerin Tanrısı romanında denizci ve müzisyen kişiliğinin etkileri görülür. R.M.Ballantyne'ın Mercan Adası kitabından etkilenerek bu romanı yazmıştır. Romanın iki ana karakterine Mercan Adası'ndaki karakterlerin isimlerini verir. Bu iki karakter Jack ve Ralph 'tır. Bunun dışında diğer önemli karakterler Domuzcuk ve Simon'dur. 
Bana göre yazar her bir karaktere kendi karakterinden birtakım özelkikler vermiştir. Müzisyen kişiliği ve av tutkusunu Jack'e , daha iyimser ılımlı yönlerini Ralph'a , bilge kişiliğini Donuzcuk'a, korkusuz olma özelliğini de Simon'a verir. 
Romanın en önemli iki karakteri Ralph ve Jack'tir. Romanda negatif karakteri Jack temsil eder. Adaya düşen koro grubunu yöneten kişidir. Daima önder olmak ister. Önceleri Ralph önder olduysa da Jack buna zamanla tahammül edemez ve Ralph'a karşı çıkar,adada kendi kabilesini oluşturur. Avcılık yeteneģi vardır ve domuz avlamayı ,şölenler yapmayı çok sever. Ilk başta bu bir yemek ihtiyacıydı ancak zamanla öldürme tutkusuna dönüştü ve ada öyle bir hale geldi ki Jack kendisine karşı çıkan herkesi öldürmeye başladı. Zamanla vahşi bir kişiliğe büründü. Jack ve kabilesinin tutkuları yüzünden ada yaşanacak bir yer olmaktan çıktı ; orada yaşayan tüm canlılar zarar gördü. Yani insani tutkuları ve hırsları yüzünden bir adayı yok ettiler. 
Ralph ise daha aklı başında ve örnek bir karakterdir. Onun tek isteği düştükleri adadan kurtulmak ve ailesine kavuşmaktır. Bunun için adada ateş yakar, duman çıkarıp gemilerin onları fark etmelerini sağlamayı amaçlar. Adada Jack'e boyun eğmeyen tek kisidir. Onun isteği savaş değil; insanların bir arada huzurlu biçimde yaşayabilmesidir. Ancak bu pek mümkün olmaz. O da Jack'in tutkularının kurbanı olur. Yazar bu karakter vasıtasıyla insanları birliğe ve beraberliğe davet eder; tutkuları peşinde koşan insanların sonunu okurlara gösterir. 
Bunların dışında adada başka çocuklar da vardır fakat yaşları daha küçüktür ve romanda fazla diyalogları yoktur. Romandaki karakterizasyonu bu kadarla sınırlı tutacağım. 
Olaylar çocukların adaya düşmesiyle başlar,romanın sonunda çocukları kurtarırlar ancak bu süre boyunca çocukların başına birçok olay gelmiştir. Bu olaylar kitabı okurken okuyucuya daha zevkli gelecektir. 
Açıkçası romanın ilk sayfalarını okurken bu romanın neden bu kadar beğenildiğini ve ödüle layık görüldüğünü anlayamadım. Daha sonra okuduğum her sayfada daha çekici gelmeye başladı, son sayfaları nasıl bir heyecanla bir çırpıda okuduğumu hatırlamıyorum. Roman bitince içimde sevinçle karışık bir hüzün hissettim. Insanlığın gelebileceği noktayı gördüm bir süre boşlukta kaldım ve şimdi ben bu romanın adını duyunca sanki kendi anılarımı hatırlamış gibi oluyorum. William Golding'i artık daha iyi tanıyorum. Sanki bende o adada yaşamış ,tüm bu olayların içinden çıkmış ,adadan kurtarılıp normal hayatıma dönmüş biri gibiyim. Benim için güzel bir deneyimdi. Kitabı okumak isteyen herkese tavsiyem bu kitabı kendinizi vererek okuyun ve bu yolculuğun keyfini çıkarın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder